Yondaime Hokage, gizli bir ninja kasabası olan Konohagakure'ye saldıran cehennemin iblislerinden Kyuubi'yi durdurmak için, Onu yeni doğmuş bir çocuk olan Naruto'nun içine mühürler. Böylece kahramınımız Naruto ortaya çıkmış olur. İçine mühürlenen korkunç iblis sebebiyle kasaba halkının nefretini kazanan Naruto daha bebekken yetim kalmış biridir. Kasaba halkınında kendini dışlamasıylada oldukça yaramaz ve haylaz biri çocuk olur. Fakat ninja akademisinden mezun olacağı gün, hayatında ilk defa olarak arkadaş edinmesi Naruto'nun hayatını bütünüyle değiştirir. Yayım tarihi olarak Weekly Shonen Jump'da ilk kez yayımlandığı tarih verilmiştir. Cilt olarak Mart 2000'de yayımlanmıştır.
Adamın biri Romanla Nikoyu bağlıyordu. Mr. Faustinin evinin bodrumunda bağlı kalıyolardı. Nikoyla konuşuyolardı sonra (Roman bağırıyor diye ağzını bağlamışlar.) Roman'a birşey yok bağırma falan diyor Niko, fakat Roman'ın ağzını açar açmaz "HELP HELP MEE!!" diye bağırması... Polislerin "Nereye gittiğini sanıyorsun?" "Hadi uğraştırma beni gel tutuklayım seni" tarzı cümleleri... Roman ile komedi kulübüne gittik. Roman içeri girerken birden bir adamla kavgaya tutuştu sonra polis geldi Roman'ı götürdü. Ondan sonra beni arayıp Niko gel beni al karakoldayım demesi... Bohan'deki eve 5 yıldızla gittim. Eve polisler doldu, hepsini pompalıyla deştim. Yeni polislerin gelmesini beklerken TV izledim biraz...
- 18 Şubat 1979 yılında sahra çölüne kar yağmıştı. - ABDde, yaşları 20 ile 29 arasında olan zenci erkeklerin üçte biri ya hapiste ya da gözaltında tutulmaktadır. - Açık bir gecede, çıplak gözle iki bin ayrı yıldızı görmek mümkündür. - Albert Einstein dokuz yaşına kadar düzgün konuşamamıştı. - Amerikada her saat 40 kişi kanserden hayatini kaybediyor. - Amerikada satışa sunulan ilk cd, Bruce springsteen`in "Born in Theusa" albümüdür. - Amerikan havayolları, uçuşlarda yolculara sunduğu kahvaltılarda her tepsiden bir zeytini kaldırarak 1987 yılında 40 bin dolar kar etmiştir. - Atların insanlardan 18 tane fazla kemiği vardır. - Avustralyadaki tuvaletlerin sifon suları saat yönünde akar. - Ayı inlerinin girişleri her zaman ...
Yolda karşılaştığımızda ezan okunuyordu. -Gel seni camiye götüreyim,dedim.Bugün Cuma biliyorsun. -Sen de benim camiye gitmediğimi biliyorsun,dedi -Biliyorum ama,sebebini gerçekten merak ediyorum. -Ne bileyim olmuyor işte,dedi.Hem pantolonumun ütüsü bozulup,dizleri çıkar diye endişe ediyorum. Gayri ihtiyari gülmeye başladım. -Herhalde şaka yapıyorsun,dedim.Bunun için cami terkedilir mi? -Ciddi söylüyorum,dedi.Giyimime ve özellikle yeşile düşkün olduğumu bilirsin. Gerçekten öyleydi.Giydiği birbirinden güzel elbiseleri mutlaka yeşilin bir başka tonundan seçer ve her zaman ütülü tutardı. -Peki,dedim.Hayatında hiç camiye gitmedin mi? -Çocukken dedmle birkaç kere gitmiştim,dedi.Hem o yaşlarda dizlerim aşınacak diye herhalde endişe etmiyordum.Fakat artık camiye gidebileceğimi zannetmiyorum. Söyledikleri beni son derece şaşırtmış ve bu konuyu açtığıma pişman etmişti.Daha sonra el sıkışıp ayrıldık. Onunla konuşmamızdan 2 ay sonra,kendisinin camide olduğunu söylediler.Hemen ...
Bir Japon'un sizi evine davet etmesi çok büyük bir olaydır, genellikle bizdeki gibi misafircilik yoktur, görüşmek isteyen aileler dışarıda bir restoranda görüşür. Nadiren bir Japon'un evine davet edildiyseniz bu sizin için büyük bir onurdur, ama sakin ayakkabılarınızla içeri girmeye kalkmayın, bir çuval inciri berbat edersiniz. Japonya'da eve kimse pabuçla girmez, zaten kapıdan girince önünüzde Çin Seddi gibi bir terlik ordusu ile karşılaşırsınız. Ev sahibi size çay ikram ettiyse, bu artık gitme vaktinizin geldiğini gösterir, çayı içip hemen kalkmanız lazımdır. Japonya' da kimse kimseye karışmaz, isterseniz en olmadık bir kıyafeti giyin ve ortada dolaşın. Yalnızca çaktırmadan bir kere bakarlar ve kafalarını çevirirler. Gözünü dikip bakmak çok ayıptır, bu nedenle trenlerde uyumasalar bile ...